BİTKİ KÜRLERİ
----
İKSİRLER


Adet Düzenleyici - Astım - Ayak Kokusu - Ağrılar - Ağız Kokusu - Basur - Bitki Bilgileri - Boy Uzatma - Bronz Ten - Cilt Bakımı - Çil
Depresyon - Detoks - Diş - Egzama - El Bakımı - Grip - Guatr - Gut Hastalığı - Göbek Eritme - Göz Altı Morlukları - Güneş Lekesi
İktidarsızlık - İshal - Kabızlık - Kalp - Kemik Erimesi - Kireçlenme - Kolesterol - Mantar - Menapoz - Migren - Nasır - Ödem - Prostat
Romatizma - Saç Bakımı - Saçkıran- Sedef - Selülit - Sinüzit - Sivilce - Siğil - Sperm Sayısı - Şeker Hastalığı - Tansiyon - Terleme
Tüylenme - Uyuşma - Varis - Zayıflama


Kendi Kendini Yetiştiren Kurmay (2) [6] - Gazi Mustafa Kemal Atatürk - Blogcu









Gazi Mustafa Kemal Atatürk

• 2/4/2006 - Kendi Kendini Yetiştiren Kurmay (2) [6]

Aşığıdaki yazı bir araştırmanın kısa bir bölümüdür.Aşağıdaki bölümü okumadan önce "TÜRKİYE’Yİ YENİ UFUKLARA TAŞIYACAK BİR LİDERİN DOĞUMU VE YETİŞMESİ [1]" sayfasını okumanızı  öneririm.Diziyi [ ] sıralamasını takip ederek okumanız daha yararlı olacaktır. Saygılarımla.

 

Osmanlı devletinin Roma’daki büyükelçisi de izinli olarak İstanbul’da bulunmaktaydı. Devleti Roma’da genç bir maslahatgüzar temsil ediyordu26.

Vilâyetin İstanbul’la ilişkisi ancak deniz yoluyla mümkündü. Denize İtalyan donanması egemen olduğundan vilâyet kendi kaderine terkedilmiş bir görüntüdeydi.

Hükümet şaşkınlık içindeydi. İşbaşında bulunan Hakkı Paşa, Roma Büyükelçiliğinden sadaret makamına gelmişti. İtalyan emellerini en iyi bilmesi gereken paşa, savaş ilân edildiğini bildiren İtalyan notasına kadar savaşın çıkacağına inanmamıştı. İstifâ etmekten başka çare bulamadı ve yerine Abdülhamid’e 7 defa sadrazamlık eden Sait Paşa getirildi. Sait Paşa siyaset yoluyla çözüm bulmak için ümitsiz girişimlere başladı. Millî Savunma Bakanı olan Mahmut Şevket Paşa da devletin İtalya ile savaşı sürdüremeyeceği, vilâyetin ancak yöresel imkânlar ile savunulabileceği görüşündeydi. Trablusgarp’ın istilâ haberi genç Türk Subayları arasında heyecan yarattı. Berlin’deki Ataşe Enver Bey, Paris’teki Ataşe Fethi Bey oraya koştular. Onlara Mustafa Kemal, Eşref Kuşçubaşı, Süleyman Askeri’nin de katılmasıyla bir gönüllü subaylar grubu oluşturuldu. Enver Bey, 1911 Ekim sonlarında Bingazi’de komutayı ele alır. Mustafa Kemal, Şerif takma adıyla yanında Ömer Naci, Yakup Cemil ve Sabancalı Hakkı olduğu halde 15 Ekim 1911’de İstanbul’dan Mısır’a hareket eder27. Bingazi yolunda rahatsızlanır ve İskenderiye’de hastaneye yatar. Tedaviden sonra, Kurmay Yüzbaşı Nuri (Conker) ve Yüzbaşı Fuat (Bulca) ile beraber 29 Kasım 1911’de Bingazi’ye doğru yola çıkarlar. 9 Aralık 1911’de Bingazi topraklarında Resul Defne’ye ulaşırlar. Mustafa Kemal, buradaki kuvvetleri organize eder ve menzil teşkilâtını oluşturur. Sonra Tobruk dolayları komutanlığına getirilir (1 Ocak 1912). Bu arada 27 Kasım 1911’de binbaşılığa terfi etmiştir. Mustafa Kemal 24 Ekim 1912’ye kadar kaldığı Bingazi’de Derne ve Tobruk bölgelerinde önemli ve başarılı hizmetlerde bulunur28. Öyle ki İtalyan kuvvetleri sayı ve silah üstünlüğüne rağmen kıyılara saplanıp kalırlar. İdealist Türk Subayları yerli aşiretleri organize etmişler, silâh ve muhimmatı da İtalyanlara yapılan baskınlarla temin etme yolunu bulmuşlardı. Bir avuç kahraman Türk subayı gerillâ savaşı ile kendilerinden her bakımdan kat kat üstün, zamanın en iyi silâhlarına sahip düşman kuvvetlerini aciz bırakmışlardır. Olay adeta Millî Mücadelenin habercisi gibidir. Mustafa Kemal’in 8 Mayıs 1912’de Salih Bozok’a yazdığı şu satırlar istilâcılar karşısında savaşan kahraman subayların duygularının özetini ifade eder: “Biz vatana borçlu olduğumuz fedâkarlık derecelerini düşündükçe bugüne kadar yapılan hizmeti pek değersiz buluyoruz. Vicdanımızdan gelen bir ses bize vatanın bu sıcak ve samimi ufuklarını tamamen temizlemedikçe, gemilerimizin Tobruk, Derne, Bingazi ve Trablusgarp Limanlarında tekrar demir atmış olduğunu görmedikçe vazifemizi bitirmiş sayılamayacağımızı ihtar ediyor. Vatan mutlaka selâmet bulacak millet mutlaka mesut olacaktır. Çünkü kendi selâmetini, kendi saadetini memleketin ve milletin selâmet ve saadeti için feda edebilen vatan evlatları çoktur”29.

Bu arada Rus diplomasisinin aracılığı ile yüzyıllardan beri süregelen anlaşmazlıklarını çözümleyen Balkan milletleri, Osmanlı Devleti’ne karşı saldırıya geçmişlerdir. Olay üzerine çaresiz kalan Osmanlı Devleti, 15 Ekim 1912’de Ouchy  anlaşmasıyla Trablusgarp’ı ve Bingazi’yi bazı şartlarla İtalya’ya terketmiştir. Anlaşma gereği Türk Subaylarının vilâyeti terk  etmeleri gerekiyordu. Esasen Mustafa Kemal savaş esnasında gözlerinden ciddi şekilde yaralanmıştır. Tedavi edilmesi gerekiyordu. Dolayısıyla 24 Ekim 1912’de Derne’den yanında Fuat Bulca olduğu halde Viyana’da gözlerinden tedavi edildikten sonra İstanbul’a dönmüştür. Türk – İtalyan Savaşı Mustafa Kemal’in ilk savaş deneyimidir. Çok başarılı geçmiştir. Nitekim Bingazi Umum Kumandanı Yarbay Enver Bey, Millî Savunma Bakanlığına 24 Ekim 1912 tarihli yazısında “Mustafa Kemal’in, 18 Aralık 1911’de kendi arzusu ile orduya katıldığını, evvela Derne Şark Kolu Kumandanlığında, daha sonra Derne kumandanlığında bulunarak, fevkalâde iyi idare ve iktidar gösterdiği gibi gözlerindeki rahatsızlığa rağmen, son zamanlara kadar başarılı hizmette bulunduğunu” rapor etmiştir. Enver Bey ile Mustafa Kemal ilişkilerinin pek de sıcak olmadığı göz önüne alınırsa yapılan hizmetin değeri daha iyi anlaşılır30. Nitekim Mustafa Kemal 6 Kasım 1913’de Bingazi Muharebelerinde gösterdiği yiğitlik ve liyakat gerekçesiyle kıdemine 2 sene zam yapılarak 4. Rütbeden Osmanlı nişanı ile ödüllendirilmişti31.

Ouchy (Uşi) Anlaşmasıyla Osmanlı Devleti 361 yıllık bir beraberlikten sonra elindeki son Afrika toprağı olan Trablusgarp’ı terk ediyordu. Trablusgarp savaşının sonucu ne olmuştur? Mustafa Kemal’in kariyerindeki yeri nedir? Savaş Osmanlılar’ın esasen çok zayıf olan mâli kaynaklarını tüketmiş, ordunun seçkin kadrolarının Afrika’ya gitmesiyle orduyu zayıflatmış ve Balkan Devletleri için savaşa elverişli zemin hazırlamıştır. Bununla beraber olayın Mustafa Kemal’in askerî kariyerinde  ilk savaş deneyimi olması, üstün başarısı dolayısıyla onun askerî kariyerinde özel bir yeri vardır. Mustafa Kemal İstanbul’a geldiğinde, Bulgar Orduları Çatalca’ya dayanmışlardır. İstanbul tehdit altındadır. Bu duruma nasıl gelinmiştir? Yüzyıllardan beri aralarında rekabet eksilmeyen Balkanlılar nasıl bir araya gelebilmiştir? Savaşın ana sebepleri ve bahaneleri nelerdir? Savaş ve sonrasının Mustafa Kemal’in biyografisindeki yeri nedir? Bunları kısaca görmekte yarar vardır.

Savaşın temel sebebi Balkan devletlerinde gelişen millîyetçilik akımlarıdır. 1830’dan beri bağımsız olan Yunanistan, Megali İdea’yı (Büyük Yunanistan’ı) gerçekleştirme ideali içindedir. 1878’den beri bağımsız olan Sırbıstan, bütün güney sınırlarını içine alacak Yugoslavya’yı oluşturmak istemektedir. Bulgaristan 5 Ekim 1908’den beri tam bağımsızlığını elde etmiştir, ama asıl amacı 1878 Ayastefanos Anlaşması’nın çizdiği Arnavutluk’tan Karadeniz’e, Tuna’dan Ege’ye uzanacak Büyük Bulgaristan’ı yaratmaktır. Balkanlılar Türk karşıtı politikalarda birleşmekte, ancak çıkarları özellikle Makedonya’da çatışmakta, ayrıca kiliseler anlaşmazlığı onların bir araya gelmelerini engellemekteydi. Buralardaki kiliseler ve okullar anlaşmazlığı, 3 Temmuz 1910’da Osmanlı Devletince çözüme bağlamıştır. Toprak anlaşmazlığı da 1908 – 1909 krizinde Balkanlılarda prestiji zedelenen Rusya’nın ön ayak olmasıyla; 13 Mart 1912’de Bulgar – Sırp Antlaşması ve 29 Mayıs 1912’de Yunan – Bulgar Antlaşması ile geçici bir çözüme bağlanmış, anlaşmazlık halinde Rus Çarı’nın hakemliği öngörülmüştür. Bunlara Karadağı’n da katılmasıyla birlik tamamlanmıştı. Arnavutlar ise zaten bir süreden beri ayaklanma halindeydiler.

İş olgunlaşmış, elverişli zaman kollanmaktaydı. Türk – İtalyan Savaşı, aranan fırsatı yaratmıştır. Osmanlı Hükümeti’ndeki istikrarsızlık, 100.000 kişilik talimli askerin terhis edilmesi, İtalya ile barışın yakınlaşması gibi nedenler, Balkanlıları harekete geçirdi. 8 Ekim’de önce Karadağ, onu takiben Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan Osmanlı Devletine savaş açtılar. Büyük devletler savaşı Osmanlılar’ın kazanacağı zannı ile statu quo’nun (mevcut durumun) değişmesine müsaade etmeyeceklerini ilân ettiler. Ama beklenilenin aksine Osmanlı Ordusu bütün cephelerde ağır yenilgiye uğradı. Birkaç kale hariç bütün Rumeli elden çıkmış, Bulgar orduları İstanbul kapılarını zorlamaktaydı. Çaresizlikten 3 Aralık 1912’de mütareke yapıldı. Barış görüşmeleri devam ederken İttihatçılar Enver Bey öncülüğünde Babıâli’yi basmışlar. Harbiye Nazırı ve Başkumandan Nâzım Paşa’yı öldürmüşler, Kâmil Paşa’yı istifâya zorlayarak, Mahmut Şevket Paşa’nın Sadarete, Ahmet İzzet Paşa’nın da Başkumandan Vekâletine gelmesini sağlamışlardır32. Darbe esnasında Mustafa Kemal, Bolayır’daki Kolordu’nun Hareket Şubesi Müdürü, Fethi Bey de Kurmay Başkanıdır. Darbeden önce Fethi Bey ve Mustafa Kemal’in fikirleri sorulmuştur. İttihatçı liderlerin toplantısına katılan Fethi, ihtilâl metodlarına karşı çıkar. Meşrutî partiler gibi çalışalım der. Ancak toplantıya katılmayan Enver Bey’in ertesi gün Talat Bey’i ikna etmesiyle darbe gerçekleşir. Bu olay Mustafa Kemal ile Fethi’yi öfkelendirir ve Enver grubu ile ilişkilerinin gerilmesine yol açar.

Prof. Dr. Abdurrahman Çaycı

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
:: Arkadaşa gönder!








Gazi Diyor ki:
"Çalışmadan ,öğrenmeden, yorulmadan;rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş olan bir millet ; Önce onurunu, sonra hürriyetini; daha sonrada geleceğini kaybetmeye mecburdur"

Bu blog Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşamının, düşüncelerinin, eylemlerinin okurlarımıza ışık tutması amacıyla hazırlanmıştır.



SIK KULLANILANLARA EKLE

Başlıklar

Başlıksız
Atatürk Diyor ki;
Gazi İçin Söylenenler (1)
Gazi İçin Söylenenler (2)
Gazi İçin Söylenenler (3)
Türkiye’yi Yeni Ufuklara Taşıyacak Bir Liderin Doğumu ve
Bir Lider Doğuyor [2]
Yeni Bir Hayat, Yeni Bir Ufuk: Askerî Okullar [3]
Genç Subaylık Yılları (1905 – 1908) [4]
Kendi Kendini Yetiştiren Kurmay (1) [5]
Kendi Kendini Yetiştiren Kurmay (2) [6]
Kendi Kendini Yetiştiren Kurmay (3) [7]
"Kaderin Adamı” Tarih Sahnesine Giriyor [8]
Mustafa Kemal Paşa Doğu Cephesi’nde (1) [9]
Mustafa Kemal Paşa Doğu Cephesi’nde (2) [10]
Geleceğin Padişahı ile Seyahat [11]
Vahidettin Padişah – Mustafa Kemal Ordu Komutanı (1) [12]
Vahidettin Padişah – Mustafa Kemal Ordu Komutanı (2) [13]
Vatanına Hizmet Yolu Açmaya Çalışan Seçkin General [14]
Mustafa Kemal Paşa’nın Ordu Müfettişliğine Atanması (1) [1
Mustafa Kemal Paşa’nın Ordu Müfettişliğine Atanması (2) [1
Mustafa Kemal Paşa’nın Ordu Müfettişliğine Atanması (3) [1
Barut Fıçısına Düşen Ateş: İzmir’in İşgali ve Sonuçları [1
İzmir İşgali ve Sonuçları [19]
9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa Samsun’da [20]

Bağlantılar
Ana Sayfa
M. K. Atatürk ile İlgili Diğer Başlıklar


Link
Mustafa Kemal Ataturk (Azərbaycan)
Mustafa Kemal Ataturk (English)
Mustafa Kemal Ataturk (Español )
Mustafa Kemal Ataturk (Deutsch)
مصطفى كمال أتاتورك
Ататюрк, Мустафа Кемаль (Русский)
Mustafa Kemal Ataturk (Français)











Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
Sitenizesayac.com